Abdi İpekçi öldürüldüğüne çok gençtim. Ecevit iktidarının anarşiyi önlemekteki başarısızlığının bir sonucu sanıyordum. Öyle değilmiş! Türkiye'yi ABD müdahalesine sürükleyen güçlerin 12 Eylül güzergâhında bir ateşleme eylemi imiş.
Abdi İpekçi dönmeydi. Orta düzeyde bir eğitimi vardı. Dönme çevrenin sağladığı ilişkiler sayesinde gazetecilikte hızla yükseldi. Yaklaşık 25 yıl Milliyet gazetesini yönetti. Milliyet ise solun karargâhı idi. Ama kışkırtıcı bir gazete değildi. Abdi de öyle.
Abdi İpekçi'nin öldürülmesi dönemin anarşik ortamına benzin dökecek bir eylemdi, kesin gladyo eylemi idi. Amaç Türkiye'yi komünizmden korumak değildi elbette. Amaç ABD'nin darbeci müdahalesine yol açmaktı. Netekim ABD "çocukları başardı."