Peygamberimizin ordusu 4 kez yok edilme tehlikesine maruz kaldı. Ama her seferinde Allah onları korudu.
Uhud'da önce Müslümanlar üstün gelmiş, fakat müşrik süvariler tarafından arkadan kuşatıldıktan sonra büyük zayiat vermişlerdi. Savaşma güçleri zaafa uğramıştı. Zorlukla Uhud kayalıklarına sığınmışlardı. Müşrikler baskın durumlarını kullanmadılar. Savaş alanından çekip gittiler. Müslimanlar ise savaş alanında 70 şehit verdiler ama, kayıpları bununla sınırlı kaldı.
Hendek Savaşı'nda Mekkeli müşrikler, Hayberli yahudiler, Gatafan bedevîleri Medine'nin kökünü kazıyacaklardı. Medine'yi bunun için kuşattılar. Fakat hiçbir sonuç elde edemeden dağılıp gittiler. Müslümanlar 6 şehit verdiler. Kafirlerin kaybı ise 8 kişi idi.
Mûte Savaşı'nda İslâm Ordusu 3 bin kişi idi. Karşılarındaki ordu 100 bin kişi veya daha fazla idi. Bu savaşta da İslâm ordusunun kökü kazınabilirdi. Öyle olmadı. Müslümanlar 15 şehit vererek savaş alanından çekilmeyi başardılar.
Huneyn Savaşı'nda İslâm ordusu pusuya düşülmüş ve ilk anda bozguna uğrar gibi olmuştu. Savaşın sonunda müşrik Hevazin Ordusu'nun uğradığı ağır mağlubiyete Müslümanlar da maruz kalabilirlerdi. Öyle bir savaş safhası ortaya çıkmıştı. Bu savaşta da Müslümanlar galip geldiler.
Bedir, Hayber, Mekke'nin fethi, Tebük Savaşı gibi muhteşem zaferler Müslümanların dünyayı değiştiren gücünün ifadesidir. Bunun yanı sıra, yukarıda kısaca değindiğim 4 savaştaki ilâhî koruma da açık birer Rabbânî fetihtir. Allah savaş meydanlarında "laa ğaalibe illallah (Allah'tan başka galip yoktur)" hükmünü ilan etmiştir. Peygamberini tey'id etmiştir.